Edebiyat Öğreniminde Yeni Bir Etkinlik: Akımsayar!

Klasisizm

Klasisizm Akımı Özellikleri, Temsilcileri:


  • 17.yy ortalarında Fransa’da ortaya çıkan edebiyat akımıdır.

  • Akla ve sağduyuya değer verirler.

  • İnsandaki tabiata, insanların iç dünyasına saygı göstermek esastır.

  • Konularını eski Yunan ve Latin edebiyatından alırlar.

  • Kahramanları seçkin kişilerdir. Sıradan insanlara eserlerinde yer vermezler.

  • Önemli olan konu değil konunun işleniş biçimidir.

  • Dil, üslup kusursuz bir şekilde işlenmiştir. Dil açık, yalın ve soyludur.

  • Sanat için sanat görüşünü savunurlar.

  • Sanatçı eserde kendini gizler.

  • Tiyatroda üç birlik kuralına uyulur.(olay, zaman, mekân)

Bu akımın en önemli temsilcileri:

Moliere, Corneille, Racine, La Fontaine, La Bruyere, Daniel Defoe, Boileau, Malherbe, Madam De La Fayette, Fenelon, Bousset


Türk Edebiyatında İse Şinasi ve Ahmet Vefik Paşa‘dır. Şinasi’nin La Fontaine’den; Ahmet Vefik Paşa’nın da Moliere den yaptığı çeviri ve adapteler klasisizmi edebiyatımızda tanıtmıştır.

Romantizm

Romantizm Akımı Özellikleri, Temsilcileri


  • Fransa’da 1830 yıllarında klasisizme tepki olarak doğmuştur.

  • Klasik edebiyatın kural ve şekilleri bırakılır.

  • Konular eski Yunan ve Latin edebiyatı yerine Hıristiyanlıktan tarihten ve günlük yaşamından alınır.

  • Akıl yerine duygulara ve hayallere önem verirler.

  • Sanatçılar kendi eserlerinin kişiliklerini gizlemezler.

  • Sanat toplum içindir görüşünü benimsemişlerdir.

  • Tabiat önemlidir. Gözlem ve tasvire önem verilir.

  • Konular işlenirken iyi, kötü, doğru, yanlış gibi karşıtlıklardan yararlanırlar.

  • Üç birlik kuralı terk edilir.


Temsilcileri:

Voltaire, Shakespeare, Lord Byron, Goethe, Schiller, Jean Jacques Rousseau, Chateaubriand, Madame de Stael, Lamartine, Victor Hugo, Aleksandre Dumas Pere, Alfred de Musset, Alfred de Vigny, Aleksandre Puşkin.


Türk Edebiyatında İse Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Abdülhak Hamit Tarhan, Recaizade Mahmut Ekrem (şiirde)

Realizm

Realizm Akımı Özellikleri, Temsilcileri:


  • 19.yy’ın ikinci yarısında Fransa’da romantizme tepki olarak doğmuştur.

  • Konu gerçek/yaşanmış hayattan alınır. Olay ve kişiler yaşanan ve yaşayan kişilerin benzerleridir.

  • Kişilerin ruhi davranışlarını etkileyen onların kişiliklerini çizen çevre ve ortamın tanıtılmasına önem verilir.

  • Betimlemeler yazarın gözüyle yapılmaz kahramanın gözüyle yapılır.

  • His ve hayale kapılmadan toplum gerçeklerini olduğu gibi yansıtır.

  • “Sanat için sanat” görüşünü savunurlar.

  • Hikâye ve Romanda uygulanır.

Temsilcileri:

Gustave Flaubert, Stendhal, Honore de Balzac, Daniel Defoe, Charles Dickens, Hemingway, Turgenyev, Çehov, Gorki, Gogol,  Tolstoy,Dostoyevski


Türk Edebiyatında İse Recaizade Mahmut Ekrem (roman ve öyküde), Samipaşazade Sezai, Mehmet Akif Ersoy, Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Ömer Seyfettin, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay, Reşat Nuri Güntekin, Halide Edip Adıvar.

Natüralizm

Natüralizm Akımı Özellikleri, Temsilcileri:


  • Determinizm anlayışını romana getiren bu akım 19. asrın ikinci yarısında Fransa’da ortaya çıkmıştır.

  • Determinizme göre tabiat olaylarında aynı sebepler aynı sonucu doğurur. Natüralistler, Determinizmi topluma ve insan uyguladılar.

  • Toplum büyük bir laboratuvar, insan deney konusu, sanatçı da bilgin sayıldı.

  • İnsan kişiliğini anlatabilmek için soya çekim yasalarından ve toplum biliminden yararlandılar.

  • Romanlarda kahramanların portreleri ince ayrıntılarına kadar verilir.

  • Yazar eserde kişiliğini gizler.

  • Gözlem ve tasvir önemlidir.

  • Eserlerinde hayatı bütün yönüyle anlatırlar.

  • Bedenden ayrı bir ruh yoktur.

  • Dil her seviyedeki insanın anlayabileceği bir düzeyde tutulmuştur.

  • Sanat toplum içindir anlayışı doğrultusunda eserler verilmiştir.


Temsilcileri:

 Emile Zola, Guy De Maupassant, Alphonse Daudet, John Steinbeck, Goncourt Kardeşler.


Türk Edebiyatında İse Hüseyin Rahmi Gürpınar, Nabizade Nazım, Beşir Fuat

Parnasizm

Parnasizm Akımı Özellikleri, Temsilcileri:


  • Parnasizm, şiirde gerçekçiliktir ve romantik şiir anlayışına karşı olarak 19. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkmıştır.

  • Doğal güzelliğe ve dış görünüşe büyük önem verir.

  • Sanat sanat içindir ilkesini savunmuştur.

  • Nesneleri dış görünüşünü aktarmışlardır.

  • Kelimeler seçilerek kullanılır. Kelimelerin sıralayışı ve ahenk önemlidir.

  • Kafiye ve Redife önem verilir.

  • Romantizmde bırakılan eski Yunan ve Latin kültürüne dönülmüştür.

Temsilcileri:

Theophille Gautier, Theodore Banville, Francois Coppee, Jose Maria de Heredia, Leconte de Liste, Sully Prudhomme.


Türk Edebiyatında İse Tevfik Fikret, Cenap Sahabettin, Yahya Kemal

Sembolizm

Sembolizm Akımı Özellikleri, Temsilcileri:


  • 19.yy’ın son çeyreğinde ortaya çıkmıştır.

  • Nesneleri olduğu gibi anlatmak mümkün değildir. Nesneler değişerek anlatılabilir.

  • Anlatımda sözlerin sözlük anlamından bıkan sembolistler yaşatmaya çalışırlar.

  • Şiirde anlam açıklığından kaçındılar.

  • Şiir anlaşılmak için değil hissedilmek içindir.

  • Şiirde alaca karanlık üzüntü ve ay ışığı, gün doğumu, gün batımı gibi belli belirsiz varlıklar görüntüleri yansıtırlar.

  • Şiirde musiki her şeyden önce musiki ilkesini savundular.

  • Sanat için sanat anlayışına bağlılardır.

  • Dil herkesin anlayacağı seviyede değil oldukça ağırdır.


Temsilcileri:

Baudelaire, Mallarme, Arthur Rimbaud, Paul Verlaine, Paul Valery, Edgar Allan Poe


Türk Edebiyatında İse Ahmet Haşim, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dıranas, Cenap Sahabettin

Sürrealizm

Sürrealizm Akımı Özellikleri, Temsilcileri:


  • Realizm, natüralizm ve parnasizm akımlarına tepki olarak doğmuştur. Freud’un “psikanaliz kuramı’nın edebiyata uyarlanmış biçimidir. Akımın bilgi ve esin kaynağı olan Freud’a göre, insanoğlunun dış dünyadan edindiği alışkanlıklar, istekler bilinçaltında toplanır. Bu istekler düş, rüya, yarı rüya durumunda çözülerek ortaya çıkar. Akımın kurucusu olan Andre Breton bu akımı şöyle tanımlamıştır: “Gerçeküstücülük, ister söz, ister yazı ile ya da başka bir yolla, düşüncenin gerçek işleyişini ortaya çıkarmak için başvurulan, içinden geldiği gibi yazma yöntemidir. Bu, aklın denetimi olmaksızın (rüyada olduğu gibi) her türlü estetik ve ahlak kaygısı dışında düşüncenin yazılışıdır.”

  • Kelime anlamı “gerçek üstüncülük” demek olan bu akım 1924’te Fransa’da çıkmıştır.

  • Sürrealistler Sigmund Freud’un etkisinde kalmışlardır.

  • Bilinçaltı rüyada ortaya çıkar.

  • Hipnotize edilmiş insanlara şiir söylettiler.

  • Akıl ve mantık değersizdir. İnsanı yönlendiren İçgüdü, bilinçaltıdır demişlerdir

Temsilcileri:

Andre Breton, Louis Aragon, Paul Eluard, Philippe Soupault, Rene Char


Türk Edebiyatında İse  Orhan Veli KANIK ve arkadaşları, Cemal Süreyya, İlhan Berk (İkinci Yeniciler), Oktay Rifat

Empresyonizm

Empresyonizm Akımı Özellikleri, Temsilcileri:


  • 19. yüzyılın sonlarında ortaya çıkmış, Fransa’da gelişmiş; daha çok; resimde, müzikte, edebiyatta etkisini göstermiştir. Empresyonistler, varlığın gerçek ve nesnel yanını değil, sanatçıda uyandırdığı izlenimleri anlatma amacını gütmüşlerdir. Bu izlenim, sanatçıdan sanatçıya değiştiği için, ortaya konan sanat yapıtı, onu ortaya koyanın kişiliğini yansıtır. Yapıtlarında kendi iç dünyalarını dile getirdikleri için, çevreyi saran evrene ve dış dünyaya karşı ilgisizdirler.

  • Duyularımızın dış evreni bize olduğu gibi değil, onun gerçek görünüşünü değiştirerek ulaştırdığı kabul edilmiştir.

  • Sanatçılar, yapıtlarında, dış dünyada gördüklerinin gerçek yönünü değil; “kendilerinde uyandırdığı izlenimleri” anlatmışlardır.


Dünya Edebiyatında Temsilcileri:

Rainer Maria Rilke, Paul Verlaine, Arthur Rimbaud


Türk Edebiyatında İse Ahmet Muhip Dıranas, Cahit Sıtkı Tarancı

Ekspresyonizm

Ekspresyonizm Akımı Özellikleri, Temsilcileri:


  • Birinci dünya savaşından sonra, empresyonizme tepki olarak doğmuş, Alman sinemasında uygulanmıştır. Çevremizi saran evrene ve dünyaya karşı ilgisiz görünen bu akım, insanın iç dünyasını ve bütün duygularını en gizli ve çıplak yönleriyle, olduğu gibi anlatır. Gerçekler her insana göre değişik olduğu için önemli olanı sanatçının kişiliğini ve gerçekleri kendine göre dile getirmesidir.

  • Sanatçılar, kendi içlerine kapanıp kendilerini gözlemlemiş, iç gözleme önem vermişlerdir.

  • Bireyin en gizli yönlerini açığa vuran bir anlatım yolu kullanılmıştır.

  • Yapıtlarda, fantastik ve korkunç olaylar anlatılmıştır.

  • Amaç, insanların ruhsal durumlarının ortaya konmasıdır. .

Dünya Edebiyatında Başlıca Temsilcileri:

Franz Kafka, Thomas Stearns Eliot, James Joyce


Türk Edebiyatında İse  Ahmet Haşim, Cenap Şahabettin, Ahmet Muhip Dıranas.

Kübizm

Kübizm Akımı Özellikleri, Temsilcileri :


  • 20. yüzyılın başında empresyonizme tepki olarak ortaya çıkmış ve daha çok, resimde kendini göstermiştir. Yazın alanın da, özellikle şairler, ressam Picasso’nun da etkisiyle bir anlayış geliştirmişlerdir. Buna göre şairler, dış dünyayı izleyip olup bitenleri iyi saptamak zorundadır. Onlara göre dünyadaki küçük olayları ve anlamları yakalamak gerekir “Söylenmemiş olanı”, “görülmemiş olanı” gün ışığına çıkarmak, aklın değil düş gücünün yapacağı iştir.

  • Varlığın, dış görünüşüyle birlikte iç dünyasının betimlenmesi amaçlanmıştır.

  • Sanatçılar, anlatımı canlı kılmak için, yapıtlarında duygularla olayları karıştırarak yansıtmışlardır


Dünya Edebiyatında Temsilcileri:

Apollinaire, Max Jacob, Jean Cocteau, Blaise Cendrars


Türk Edebiyatında İse Temsilcileri Yoktur.

Fütürizm

Fütürizm Akımı Özellikleri, Temsilcileri:


  • 20. yüzyılda ortaya çıkmış, makineyi ve hızı edebiyata taşıyan edebiyat akımıdır. I. Dünya Savaşı başlamadan ortaya çıkan bu akım, “geçmişten kopuşu, yenilik ve değişikliğe yönelişi” ilke edinmiştir.

  • Geleceği makineleştiren sanattır.

  • 20.yy. başında Marinetti tarafından kurulmuştur.

  • Geçmişin sanat değerlerini bırakmalı ve yeni anlatım biçimleri bulmalı.

  • Makinalaşma çalışmaları kutsallığı savunulmalıdır.

Temsilcileri:

Marinetti ve Mayakovsk


Türk Edebiyatında İse  Nazım Hikmet

Egzistansiyalizm

Egzistansiyalizm Akımı Özellikleri, Temsilcileri:


  • Egzistansiyalizm, kökü İlkçağ Yunan felsefesine kadar uzanan bir felsefe sistemidir. İkinci Dünya Savaşı’nın son yıllarında bağımsız bir felsefe olarak ortaya çıkmıştır. Felsefe ve edebiyat alanında en önemli temsilcisi ve kurucusu Jean Paul Sartre’dır. Bu akıma göre, insan kendi özünü kendisi seçer. Bu görüş şöyle özetlenebilir: “Var” olma “öz”den önce gelir; yani, insan önce dünyaya gelir, var olur, ondan sonra olmak istediği gibi olur. Egzistansiyalizmin bu anlayışı, Nietzsche’nin, “Her insan, tarihte eşi bir daha tekrarlanmayacak biricik harikadır.” sözünde, özlü ifadesini bulur.

  • Var olmayı her şeyden önce görenlerdir. Bu akıma varoluşçuluk da denir.

  • İnsan kendi değerlerini kendi oluşturabileceğini bilmelidir.

  • İnsan bütünüyle özgür olmalıdır.


Dünya Edebiyatında Temsilcileri:

 Jean Paul Sartre, Albert Camus, Andre Gide, Samuel Beckett, Franz Kafka


Türk Edebiyatında İse Yusuf Atılgan ve Oğuz Atay'dır

Dadaizm

Dadaizm Akımı Özellikleri, Temsilcileri:


  • 20. yüzyılın ilk çeyreğinde Tristan Tzara adlı gencin etrafında toplanan bir grup şair; “dada” sözcüğünü, kurmak istedikleri akıma ad olarak seçmiş ve dadaizmi kurmuşlardır. Fransızca bir sözcük olan dada, çocukların binerek oynadıkları “ağaç parçası, tahta at” anlamına gelir. Düzensiz sözcük ve imgelerin kullanıldığı bu akım, Birinci Dünya Savaşı’nın getirdiği yıkıcı ortamda düş kırıklığına uğrayan aydın ve sanatçıların bir başkaldırısı olarak doğmuştur. Bir başka deyişle iki dünya savaşı arasında varlık gösteren ve toplumu uyuşukluktan kurtarma çabası güden bir harekettir.

  • Aklın hiçbir değerinin olmadığı söylenmiş, hiçbir şeyin doğruluğuna ve varlığına inanılmamış, her şeye kuşkuyla bakılmıştır.

  • Dil ve estetik kuralları bir yana bırakılarak kuralsızlık ilkesi benimsenmiştir.

  • Kelimeleri rasgele kullanmak suretiyle oluşan şiirlere denir.

Temsilcileri:

Tristan Tzara, Breton, Aragon


Türk Edebiyatında İse Orhan Veli Kanık, Oktay Rıfat ve Melih Cevdet Anday